2009 Kpss-Öss-Aöf-Spk » Serbest Kürsü
20 November 2008,Thursday

‘Serbest Kürsü’Kategorisi için Arşiv

“5671 sayılı Merkezi Finans ve İhale Biriminin İstihdam ve Bütçe Esasları Hakkında Kanun” ile 20.10.2007 tarihli 26676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Merkezi Finans ve İhale Birimi Personel Yönetmeliği” hükümleri uyarınca, İhale Yöneticisi ve Finans Yöneticisi pozisyonları için Seçme Sınavı yapılacaktır.

SEÇME SINAVINA KATILMA KOŞULLARI
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımak,

b) Sınav tarihi itibarıyla, Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve sosyal güvenlik kurumlarından birinde (adaylık süresini tamamlamış olarak) çalışıyor olmak,

c) En az dört yıllık eğitim veren siyasal bilgiler, hukuk, iktisadî ve idarî bilimler, iktisat, işletme ve mühendislik fakülteleri ile üniversite ve fakültelerin matematik ve istatistik bölümlerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış yabancı fakülte veya yüksek okullardan mezun olmak,

d) Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavında İngilizce dilinden en az 80 puan almak veya dil yeterliliği bakımından buna denkliği kabul edilen uluslararası geçerliliği olan bir belgeye sahip olmak. (TOEFL IBT: 100, CBT: 250, PBT: 600, IELTS: 6,5 puanları KPDS:80 puana eşit kabul edilmektedir)
SEÇME SINAVI ESASLARI
Birimde çalışmak üzere yapılan başvurulardan, Birimin insan kaynakları planlamasına uyan adaylar, tek aşamalı olarak yapılacak sözlü sınava çağrılacaktır.

Sözlü sınavda, adayların Birim hizmetlerinin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadıkları da göz önüne alınarak, Komisyon üyelerince her adaya ayrı ayrı not verilir. Bu notların aritmetik ortalaması sözlü sınav sonucunu gösterir ve bir tutanakla tespit edilir. Sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için her bir üyeden yüz tam puan üzerinden en az altmış puan almak kaydı ile ortalamanın en az yetmiş puan olması gerekir. Sözlü sınavda uzman personel adaylarının; mesleki bilgisi, Birimin Mutabakat Zaptındaki görevlerine ilişkin konular hakkındaki bilgi düzeyi, yabancı dili kullanma becerisi, genel kültür düzeyi, muhakeme, kavrayış, ifade ve temsil kabiliyeti değerlendirilir.

Komisyon tarafından başarılı bulunan personelin listesi, Birim Başkanı tarafından Ulusal Yetkilendirme Görevlisinin onayına sunulacaktır. Ulusal Yetkilendirme Görevlisince istihdamı uygun bulunan personel, kurumlarından gerekli muvafakat alınarak Birimde göreve başlatılacaktır.
BAŞVURU ŞEKLİ VE YERİ
Birimimizin internet adresinden (http://www.cfcu.gov.tr) temin edilecek iş talep formu ve aşağıda sayılan belgeler, şahsen, elden veya posta yoluyla Birimimizin aşağıda bulunan adresine, en geç 05.12.2008 tarihine kadar ulaştırılmak suretiyle başvuru yapılabilecektir.

İş Talep Formunda, “geçici görevli olarak” veya kurumundan aylıksız izinli sayılarak Birimimizle “hizmet sözleşmesi imzalamak suretiyle” çalışma taleplerinden birinin belirtilmesi zorunludur.
Adres: Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanlığı

Eskişehir Yolu 4. km 2.Cd. (Halkbank Kampüsü) No: 63 C-Blok 06580 Söğütözü/Ankara
BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER
Adayların, Birimimizin internet adresinden (http://www.cfcu.gov.tr) temin ederek dolduracakları “İş Talep Formu” ile birlikte aşağıdaki belgelerin asıllarını veya tasdikli örneklerini ibraz etmeleri gerekmektedir:

a) Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı Sonuç Belgesi veya buna denkliği kabul edilen uluslararası geçerliliği olan belge,

b) Yüksek öğrenim diploması veya çıkış belgesi,

c) Son altı ay içinde çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf,

d) Nüfus Cüzdanı Fotokopisi.

SEÇME SINAVI
Seçme sınavına çağrılacak adayların mülakat tarihleri Birimimizin internet adresinde yayımlanacaktır.

2008 Ales Sınavı Yapıldı

Yazan admin Tarih 17 Kasım 2008

Sınav, üniversite rektörlüklerinin bulunduğu 40 il merkezi ile Lefkoşa ve Bişkek’te saat 09.30′da başladı ve 3 saat sürdü. Sınavda, alanındaki puan türünde 100 üzerinden en az 70 puan alan adaylar başarılı sayılacak.Sınavda adaylara sayısal ve sözel bölümden oluşan yetenek testi uygulandı. Türkçe yapılan sınavda her bir aday için sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı üç ayrı ALES puanı hesaplanacak ve sonuçlar adayların adreslerine sınav sonuç belgesiyle gönderilecek.Başarılı adaylar, “Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te belirtilen şartları taşımaları halinde giriş sınavlarına başvurabilecek.Doktora veya sanatta yeterlik derecesine sahip olanlar, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerine göre uzmanlık eğitimini tamamlayanlar, meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına atanacaklar, bu yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında bu kadro unvanlarında çalışmakta olanlar ile yükseköğretim kurumlarından ayrılan öğretim elemanlarının çalışmakta oldukları yükseköğretim kurumlarında veya başka yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı kadrolarına başvurularında, merkezi sınav; meslek yüksekokullarının öğretim elemanı kadrolarına başvurularda ise yabancı dil şartı aranmayacak.Türkiye’de bir lisansüstü eğitim programında öğrenim görmek isteyenler de ALES’e girecek. Adayların ALES’ten, başvurduğu lisansüstü programın puan türünde en az 55 (Lisans diplomasıyla doktora veya sanatta yeterlik programına başvuracaklar için 70) puan almaları gerekiyor.
Bütün yükseköğretim kurumları, lisansüstü eğitim için öğrenci seçerken ALES sonuçlarını kullanacak. Bu yolla yurt dışında lisansüstü öğrenim görmek isteyen adayların ALES’e girme zorunluluğu bulunuyor. Mecburi hizmet yükümlülüğü olmaksızın kendi imkanlarıyla yurt dışında lisansüstü öğrenim görecekler ise bu sınava katılmadı.

ALES’e, bir lisans programından mezun olabilecek durumdakiler ve lisans programlarını bitirenler ile denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurt dışında lisans eğitimi görmüş olanlar ile yabancı uyruklular da girebildi.

2008 Ales Sonbahar Dönemi Çıkmış Soruları ve Cevaplarını Burdan İndirebilirsiniz…

2009 Yılında Bankalar Eleman Alacak Mı?

Yazan admin Tarih 17 Kasım 2008

Türkiye’de bankalar çareyi şimdilik maliyetleri düşürmede buldu.Global ekonomik krizin etkilerinin her geçen gün biraz daha arttığı Türkiye’de bankalar çareyi şimdilik maliyetleri düşürmede buldu.Türk bankacılık sektörü, kredi musluklarını kısmakla birlikte ekonomik daralmanın kendisini daha fazla hissettireceği 2009′la ilgili hedeflerini de küçültmeye başladılar. Bankalar, 50 bin bankacının işsiz kaldığı 2001 Krizi’nde olduğu gibi, maliyet azaltma konusunda eleman çıkarmak yerine, açılacak yeni şubelere genel müdürlük ve diğer şubelerden kadro kaydırmayı tercih ediyorlar.

Toplu çıkarma yok Hafta sonu kulislerde “600-900 kişi arasında eleman çıkardığı” söylentileri dolaşan Denizbank da varolan elemanlarla daha verimli çalışma politikasını benimseyen bankalardan biri. Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, bankada toplu bir işten çıkarmanın söz konusu olmayacağını belirterek, “Hatta sene sonunda sayımız artacak, azalmayacak. Ama az artacak” dedi.

Her yıl genel olarak 1.500 kişi işe aldıklarını belirten Ateş, “Bu yıl rakam 300′de kalacak. Ama küçülme yok ve mevcutları koruyacağız” diye konuştu. Denizbank’ın 50 şube daha açacağını kaydeden Ateş, bu nedenle eleman çıkarmanın maddeten bir imkanı olmadığını kaydederek, “Zaten düşük maliyetle gidiyoruz” dedi.

Sektörde genel olarak bankaların tavrının yeni açılacak şubelere genel müdürlüklerden ya da adedi fazla olan şubelerden takviye yapmak olduğunu belirten Ateş, “Bunun dışında bankacılık sektöründe toplu bir işten çıkarma söz konusu değil” değerlendirmesinde bulundu. Bankacılık sektöründeki tüm oyuncuların maliyetleri düşürmek zorundan olduğuna dikkat çeken Ateş, “Sektörde, şu anda 18-22 arasında olan şube başına düşen personel sayısı 16-18 bandına düşecek. Yani ilave açılan şubelere yeni elaman almak yerine varolan kadrolardan kaydırma yapılacak” diye konuştu.

Açılacak şube adetlerinin de azalacağını, kriz nedeniyle verimliliğin çok ön plana çıktığını belirten Ateş, şu bilgileri verdi: “Biz yılı 10.250 kişiyle kapatacaktık, şimdi 8.600 kişiyiz. Yılı 8.900-9.000 kişiyle bitirmeyi hedefliyoruz. Yeni açılan şubelere yeni elaman almak yerine kadro kaydırıyoruz. KOBİ’lerde, tarım alanında, bireyselde daralma yok. Ama kurumsal kredilerde daralma bekliyoruz. Her banka da ayağını yorganına göre uzatacak. Sektörde şu anda herkes planlarını küçültüyor, 2009 daralma senesi.”

Garanti Bankası 450 Personel Alacak

Yazan admin Tarih 15 Kasım 2008

GARANTİ Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, bankasının 30 Eylül tarihli finansal tablolarına ilişkin bilgi verirken, üzerinde önemle durduğu konu büyüme oldu. Banka olarak “Yatırımları kesmeyeceklerini, büyümeye devam edeceklerini” belirten Özen, 2009’da 40 yeni şube açıp, 450 yeni personel alımı yapacaklarını açıkladı. Ancak Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminlerini hedefin altına çektiklerini aktaran Özen, büyümeye yönelik tedbirlerin devreye girmesini istedi.
’Makul’ bir oranda Garanti’nin 2008’de 147 şube ile en çok şube açan banka olduğunu, yıl sonunda 736 şubeye, 16 bin 750 çalışana ulaşacağını belirten Özen, küresel krizin Türk ekonomisini etkileme kaygılarının olduğu bir dönemde “makul bir oranda” büyümeye devam edeceklerini dile getirdi. 2009’da 40 yeni şube açmayı ve 450 yeni personel almayı hedeflediklerini açıklayan Özen, “Kesinlikle personel sayımızı azaltmayacağız, Şube sayımız 776’ya toplam çalışan sayımız da 17 bin 200’e ulaşacak. Son bir yıl içinde müteri sayımız 1.2 milyon kişi arttı ve 7.9 milyona ulaştı” dedi.

Gündem büyüme

“Dünya enflasyonu bıraktı, büyümeyi konuşuyor” diyen Özen, mevcut kriz ortamında Türkiye’de alınacak tedbirlerin de büyüme odaklı olmasını istedi. Küresel krizin Türkiye’yi çok sarsmadığını ancak, sanayi üretimindeki yüzde 5.5 gerilemenin önemli bir veri olduğunu vurgulayan Özen, şu değerlendirmeyi yaptı: “Tüm dünyada risk algılaması değişti. 2007’de gelişmekte olan ülkelere 1.2 trilyon dolar civarında bir sermaye akışı olmuştu, şimdi bu rakamın 3’te bire ineceği konuşuluyor. Türkiye olarak bu rakamdan payımızı almalıyız. Sermaye girişinin azalması Türkiye’nin yumuşak karnı. Bu dönemde Türkiye’nin büyümeye ve reel sektörün finansmanına odaklanması lazım.”

IMF’den gelecek para

Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi IMF çıpasını iyi kullanması gerektiğini anlatan Özen, IMF’den gelecek kaynağın bütçeye aktırılmasından daha çok, büyümeyi teşvik edecek şekilde özel sektöre kullandırılmasını savundu. Özel sektörün 42 milyar dolarlık dış borcuna dikkat çeken Özen, şunları söyledi: “IMF’den gelecek kaynağın bütçe üzerinden KOSGEB ve Kredi Garanti Fonu’na aktarılması, bunadan da bankalar kanalıyla reel sektöre kullandırılması gibi formüller değerlendirilmeli. Bankalara Merkez Bankası rezervinden 3-6 gibi kısa vadeli kısa vadeli döviz likiditesi yaratılarak kredi kullandırılmasına karşıyım. Bankalar bu kadar kısa vadeli döviz likiditesiyle reel sektöre kredi kullandıramaz. Yepyeni bir model olmalı.”

Reel sektörü fonlamaya devam edeceğiz, kredileri geri çağırma durumu yok

GARANTİ Bankası’nın 2009’da mevduatta yüzde 25’in üzerinde büyüyeceğini, yabancı para kredide yüzde 5-10, YTL kredide yüzde 10-15 büyüme hedeflediklerini kaydeden Ergun Özen, mevcut verileri ise şöyle değerlendirdi: “Global krizin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği 30 Eylül-4 Kasım 2008 arasında YTL kredilerde net 200 milyon YTL büyüme kaydedildi, yabancı para kredilerde ise bir daralma yaşandı. Bu daralma, vadesi geldiği için kapatılan bazı büyük işlemlerden kaynaklandı. Vadesi gelmeyen kredileri geri çağırma ya da müşteri istediği halde uzatmama söz konusu değil. Reel sektörü fonlamaya her dönemde devam edeceğiz. Tabii ki ayağımız yere basarak, doğru kredi vererek.”

IMF’le anlaşma faiz indirimini hızlandırır

IMF ile anlaşmanın kredi kaynağı yaratması yanı sıra başka avantajı olduğunu da dikkat çeken Ergun Özen, şöyle konuştu: “Öncelikle Türkiye’ye yönelik bir güven ortamı sağlayacaktır. Dünya Bankası kredileri de hemen gündeme gelecektir. Ayrıca böyle bir anlaşma faiz indirimlerini de getirecektir. IMF anlaşması olmazsa faiz indirimini kimse beklemesin.”

Kur ve faiz riskinden korktuğum kadar kredi riskinden korkmam

ERGUN Özen, takipteki krediler oranının Garanti Bankası’nda yüzde 2.1, sektörde de yüzde 3 olduğunu belirtirken, “Bu sürecte bir miktar artış olması doğaldır” dedi. “Bir bankacı olarak faiz riskinden, kur riskinden korktuğum kadar kredi riskinden korkmam. Bankacılık sektörünün kredi verme gücü var, sermayesi var” diyen Özen, bankaların bu dönemde likiditeye normalden daha fazla önem vermeleri için de “Bunu herkes anlayışla karşılaşın” dedi.

Kárdaki düşüş, bir defalık gelirlerden

YILIN ilk 9 ayında konsolide aktif büyüklüğünü 89 milyar 150 milyon YTL’ye çıkaran, nakdi ve gayrinakdi kredileri yüzde 21 artışla 63 milyar 663 milyon YTL’ye çıkaran Garanti Bankası’nın, 1 milyar 509 milyon YTL’ye çıktığı bilgisini veren Özen, geçen yılın aynı dönemine göre kárda görülen azalmayı şöyle açıkladı: “Geçen yılın aynı döneminde banka 2 milyar 33 milyon kár etmişti. O dönemde sigorta iştiraklerindeki hisse satışları ve saklama hizmetlerinin satışından elde edilen bir defaya mahsus gelirler hariç tutulduğunda, kár 1 milyar 252 milyon YTL olarak gerçekleşmişti. Buna göre 9 aylık kárımız yıllık bazda yüzde 21 arttı. Krize rağmen yüksek kárlılığımızı koruyoruz. Dünyada herkesin büyük zararlar açıkladığı bir dönemde çok önemli bir özkaynak kárlılığı rakamına ulaştık. Sermayemiz çok güçlü, özkaynaklarımızı da yüzde 27’lik artışla 9.1 milyar YTL’ye çıkardık.”

Yüzde 4 büyüme zor gibi

MEVCUT şartlar altında Türkiye’de yüzde 4’lük büyüme için ’zor görünüyor’ diyen Ergun Özen, bu yıl için yüzde 3, önümüzdeki yıl için de yüzde 2.3-2.4’lük büyüme tahminin de bulundu. Türkiye’nin yüzde 2 büyümenin altına inmemesi gerektiğini vurgulayan Özen, enflasyon tahminlerini de yılsonu için yüzde 11.7, 2009 için yüzde 7-8 olarak verdi. Döviz kuru için “hálá kurşun kalemle yazıyoruz” dedi.

Birleşmeler olabilir

BİR soru üzerine bankacılık sektöründe kár marjlarının daralması ile birlikte bazı birleşmelerin beklendiğini, krizin bazı konsolidasyonların hızlanmasına neden olabileceğini söyleyen Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, bankaların ihtiyacı olan kuruluşlar için ’İstanbul Yaklaşımı’na benzer’ işbirlikleri yapabileceklerini desözlerine ekledi.

hürriyet

Türk Telekom Binlerce Eleman Alacak

Yazan admin Tarih 15 Kasım 2008

Telekom CEO’su Paul Doany, “Yavaşlamıyoruz. Yeni insanları işe almaya devam ediyoruz” dedi.

Küresel mali kriz, ekonomik durgunluk olarak kendini hissettirmeye başlarken Türk Telekom’dan istihdam atağı ve ‘yatırımlara devam’ mesajı geldi. Ekonomik krizden fazla etkilenmediklerini ifade eden Türk Telekom CEO’su Paul Doany, eleman alımlarına ve yatırımlara devam edeceklerini söyledi. Türkiye genelinde toplam 2 bin 100 yeni mühendis ve teknikeri istihdam eden Türk Telekom, yeni mühendisleri, 6 gün sürecek uyum programına aldı. Program boyunca Türk Telekom’un reklam yüzü olan ünlü showman Cem Yılmaz, eğitmenler ve uzman konuşmacılar, Türk Telekom’un yeni çalışanlarıyla bir araya gelecek.

13 BİN MÜHENDİS BAŞVURDU

Yeni alınan mühendis ve teknikerlerin, Türk Telekom Operasyon Başkanlığı altında yer alan Telekomünikasyon Şebekeleri, Bilişim Ağları, İşletme ve Bakım Direktörlükleri gibi teknik birimlerde görev alacağı bildirildi. Türk Telekom’daki bu pozisyonlar için 4 bin 800’ü mühendis ve 8 bin 200’ü tekniker olmak üzere toplam 13 bin başvuru yapıldı. 21 farklı grupta 63 seçicinin aktif olarak görev aldığı işe alım sürecinde 13 bin aday arasından toplam 2 bin 100 mühendis ve tekniker seçildi. Türk Telekom CEO’su Paul Doany, yeni işe alınanlar için açılan kurslardan bazılarına bizzat katılacağını ifade etti. Geçtiğimiz sene yaklaşık 800 yeni mezunu işe aldıklarını hatırlatan Doany ‘Bu sene toplam sayı, yaklaşık 2 bin 100 civarında ve işe alımlara devam edeceğiz. Çünkü uygun eğitimli, genç insanları işe almak, şirketin değişimidir. Bunu tüm ülke çapında uyguluyoruz ve bu tabi ki bir değişimin başlangıcı’ dedi.

KRİZDEN FAZLA ETKİLENMEDİK

Küresel krizden fazla etkilenmediklerini ifade eden Doany ‘Aslında bu küresel kriz, doğal olarak finansal sektörü etkiledi. Bu nedenle bankalar, kredi sağlayacak ya da kredi koşullarını değiştirecek durumda değiller. Neyse ki, borcumuzun olduğu bir durumda değiliz, şirket mali açıdan çok iyi durumda. Ancak tabii ki yerel ekonominin üzerinde durgunluk gibi bir etkisi olabilir. Bunun işaretlerini uluslararası olarak görmeye başladık. Bu dönem boyunca da çok büyük etki olacağına inanmıyorum’ dedi.

Çağrı merkezine 400 kişi alabiliriz

Paul Doany 2009’da da insan kaynakları değişimi çerçevesinde eleman alımlarına devam edeceklerini bu kapsamda örneğin halen bin 400 olan çağrı merkezi çalışan sayısını da piyasa koşullarına bağlı olarak 2 bine çıkarabileceklerini ifade etti. Doany, bu yıl Türk Telekom ve Avea olarak yatırımlarının daha önce üst sınır olarak açıkladıkları 1.7 milyar YTL civarında gerçekleşeceğini söyledi.

140 Bin Öğretmen Açığı Var

Yazan admin Tarih 13 Kasım 2008

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, öğretmen açığının 140 bin olduğunu açıkladı. Yalçın, işsiz ve atanamamış öğretmenlerin sayısının ise 200 bini geçmesi konusunda tek sorumlunun Milli Eğitim Bakanlığı olmadığını savunarak, eğitim fakültelerinin YÖK kararıyla açıldığına işaret etti.

MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, “öğretmenlerin gözü kulağı” sloganı ile yayın yapan www.memuruz.net’e önemli açıklamalarda bulundu. Yalçın, 200 bini bulan işsiz öğretmenlere yönelik olarak, öğretmenlerin işsiz olmasından sadece MEB’in sorumlu tutulamayacağını söyledi. Yalçın, “Üniversitelerde eğitim fakültelerini biz açmadık, YÖK kararıyla açılıyorlar. O nedenle bu kadar öğretmenin işsiz olmasında tek sorumlu biz değiliz. Biz sadece ihtiyacımız kadarını alırız. Ama elimizden geldiğince bu sayıyı azaltmaya çalışıyoruz. 2008 yılında 50 bine yakın atama yaptık” dedi.

İlköğretim müfettişlerinin maaşlarının yetersizliğine de değinen Yalçın, halen görevde olan 3 bin müfettiş için yeni bir düzenleme hazırlığı yaptıkları müjdesini de verdi.

-“SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK DEVAM EDECEK”-

Yalçın, sözleşmeli öğretmen alımına yönelik tepkilerin hatırlatılması üzerine sözleşmeli öğretmenliğin ihtiyaçtan dolayı doğduğu yanıtın verdi. Yalçın, “Hukukçularımız ile bu konuyu değerlendirdik, yasal olarak bir engel olmadığı kanısındayız. Biz bu görevlendirmeleri Devlet Personel Başkanlığı mevzuatına uygun şekilde yapıyoruz. Zaten sözleşmeli personel alımını hemen hemen tüm kurumlar uyguluyor. Örneğin Sağlık Bakanlığında da Sözleşmeli istihdamı yapılıyor. Anayasa Mahkemesi’nin sözleşmeli öğretmenlik görevlendirmesini iptal etmesini beklemiyoruz. O nedenle şimdilik bir önlem alma gereği duymuyoruz” dedi.

-KURUMLAR ARASI NAKİL İKİ KAT ARTIRILACAK-

Yalçın, kurumlar arası nakil kontenjanları ile ilgili çalışmaları da Personel Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürdüklerini bildirdi. Yalçın, “Her yıl yüzde 2 olarak belirlenen kontenjanların yüzde 4′e çıkarılması için Bakanlığımıza teklifte bulunacağız. Bize kalsa tüm başvuranları almak isteriz, ama bu konuda Maliye Bakanlığı’nın kısıtlaması söz konusu” dedi. Yalçın, Şubat ayında yapılacak öğretmen atamalarıyla ilgili sayının belirlenmesi için erken olduğunu ancak çalışmaların sürdüğünü söyledi. Yalçın, ihtiyaç kontenjanların belirlenmesi için milli eğitim müdürlüklerinden boş kontenjanları bildirmelerini

-“140 BİN ÖĞRETMEN AÇIĞI VAR”-

Genel Müdür Yalçın, kaç ücretli ve sözleşmeli öğretmenin çalıştığı yolundaki soruya ise “140 bin açığımız varsa, biz bunların bir kısmını sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışıyoruz” yanıtı verdi. Personel Genel Müdürü Yalçın, yıllardır Bakanlığın açıklamaktan kaçındığı öğretmen açığı sayısın da ilk defa açıklamış oldu.

ANKA